ROCK yaşam ROCK hayat

ROCK Hem Yaşamdır Hem Hayattır Tabii Seveneee

ÜN SALANLAR

5/4/2008 | Kategori: un salanlar

ARKADAŞLAR DÜNYADA BİR ÇOK ÜN SALMIŞ ROCK CI VAR

HELEKİ HARD ROCK METELİCA:

Metallica hakkındaki düşünceleriniz nelerdir ?


Metallica..Bilmeyen, tanımayan yok dünya üzerinde.. Amerikan tarihinin en çok satan 7. grubu..

Kimin aklına gelirdi, 1981 senesinde Lars Ulrich’in, James Hetfield’e yaptığı reddedilmez teklifin böyle büyük bir harekete dönüşebileceği?

Gerçek şu ki, o zamanlar Lars’ın grubu falan yoktu ta ki James O’na katılana kadar. İkili, ilk parçalarını James’in bas gitar, ritm gitar ve vokali üstlenmesiyle dandik bir kayıt cihazı vasıtasıyla gerçekleştirdiler. Lars, baterinin yanı sıra şarkı düzenlemeleri ile de uğraştı ve menajerlik görevini de üstlendi. Daha sonra Hetfield’in ev arkadaşı Ron McGovney ile bas gitar için, Dave Mustaine ile de lead gitar için anlaşıldı...

Grup arkadaşları olan Ron Quintana’nın tavsiyesi üzerine "Metallica" adını alarak Los Angeles’ta Saxon gibi gruplara açılış grubu olarak performanslarına başladı. Sonunda grup ‘No Life Til Leather’ adlı bir demo kaydetti ve bu demo el altından alış-verişi yapılan metal albümleri arasında en arananlardan biri haline geldi..

Metallica’nın San Fransisco’da sergilediği iki performans L.A’deki performanslardan daha dosthane, daha dürüsttü, en azından grubu çete olarak görmüyorlardı. Burada grup bas gitarist Cliff Burton’ı kaptı.. Cliff, Trauma ile beraber South California’ya gitmeyi reddederek Metallica ile beraber Bay Area’da kalmanın daha iyi bir fikir olduğuna kanaat getirdi ve resmen Metallica’ya katılmış oldu.

"No Life Til Leather"ın bir kopyası New York'ta Metal Cenneti olarak bilinen Jon Zazula’nın dükkanına düştü.. Zazula hemen Metallica’yı doğuda bir kaç performans sergilemelerini ve gruba albüm yapmak istediğini söyledi.Grup sonunda doğuya gitti fakat grubun gitaristi olan Dave Mustaine o yaştaki insanların kaldırabileceğinden daha ağır problemler yaratıyordu. Bu sebepten dolayı New York’a geldikten birkaç hafta sonra Mustaine’e yol verildi. Mark Whitakker boşalan yer için Exodus’tan Kirk Hammett’ı tavsiye etti. Akabindeki iki telefon görüşmesi ve uçak yolculuğundan sonra Kirk Hammett 1983’te Metallica’ya katılmış oldu.

Metallica’nın ilk albümü Kill’Em All 1983 sonlarına doğru piyasaya çıktı, bunun hemen üzerine gelen bir kaç şiddetli performans ise grubun Avrupa ve Amerika’daki ününün patlamasına yol açtı. Grup 1984’te prodüktör Flemming Rassmussen ile ikinci albümleri üzerine çalışmak için Kopenag’taki Sweet Silence Stüdyolarına gitti. ‘Ride The Lightning’ gösterdi ki Metallica asla tek albümlük, sıradan thrash gruplarından biri olmayacaktı. Bu albümden sonra grup "Elektra" şirketinin bir numaralı hedefi haline geldi. 1984 sonbaharında karşılıklı anlaşmalar yapıldı ve grubun ünü engellenemez bir şekilde yükselmeye devam etti.

Grup 1985’te aynı stüdyolara geri dönüp ‘Master of Puppets’ı kaydetti. L.A’de Michael Wagner ile mixleri yapılan albüm 1986 başlarında piyasaya çıktı. Albümün hemen sonrası gruba, Ozzy Osbourne ile bir tur kazandırdı ki bu tur grubun ne kadar hayranının oluştuğunun kanıtı olacaktı. Grup her geçen gün hedeflediği gerçeğe daha çok yaklaşıyordu; tüm dünyada en iyi olmak!

27 Eylül 1986’da, kurulan hayaller birden paramparça oldu.. İsveçin herhangi bir yerinde seyahat eden grup otobüsü yoldan çıkarak kaza yaptı ve Cliff Burton öldü..Grubun müziğinin gelişmesi için ortaya koyduğu filozofik çalışmalar, müzikal teorilerin yanı sıra Hetfield’in kişisel olarak kendini geliştirmesinin en büyük yardımcısıydı. Metallica’yı Cliff’siz düşünmek imkansızdı.. Yas döneminin ardından Lars, James ve Kirk tekrar savaşmaya karar verdiler.. Yaklaşık 40 aday arasından seçilen Floatsam an Jetsam’ın elemanı "Jason Newsted" grubun yeni bas gitaristi oldu. Dörtlü hemen bir tura çıktı ve ardından kendi parçalarının yeniden düzenlemesi olan ‘Garage Days Re-Revisited’ adlı EP’yi kaydetti. 1987'de ise unutulmayacak bir saygı ve vefa örneği gösteren grup ölen arkadaşları Cliff Burton için 86 Long Island konseri görüntülerinden oluşan Cliff'em All adlı videoyu yaptı..

Jason’un gruba iyice yerleşmesinden sonra grup dördüncü albümleri "…And Justice For All"'ı Ağustos 1988’de piyasaya çıkardı. Ürküten patlama bir anda gerçekleşti ve albüm Amerika listelerinde 6. sıraya yerleşti ve en iyi Metal/Hard Rock albümü dalında Grammy adayı oldu. Grup Monsters Of Rock festivalinde ana grup olan Van Halen’ı tam anlamıyla ezdi geçti ve dünya turu için yola çıktı. Aynı zamanlarda grup nihayet “one”a anti-video diye adlandırabileceğimiz bir video çekti.


1991’de Metallica kendi adlarını taşıyan ‘Black’ albümünü piyasaya çıkardı ve artık grubun şöhreti dünyayı aşmıştı. Yeni prodüktör Bob Rock ile yaptıkları bu albüm, önceki albüme göre daha kısa şarkılar, daha dolu bir ses ve daha basit düzenlemelerden oluşmuştu. Albüm birden dünyanın heryerinde bir numaraya oturdu ve dünya çapında 15 milyon kopya sattı, üzerine yetmedi aralarında Grammy ve MTV/AMA’nın da dahil olduğu bilmem kaç ödül aldılar..

Yeni albüm dört senelik bir aradan sonra günışığı gördü. California, The Plant in Sausalito’da kaydedilen albüme grup “Load” adını verdi. Metallica’nın şu ana kadar yaptığı en uzun albüm olan “Load” 14 parçadan oluşuyordu ve gruptaki gözle görülür değişikliklerin başlangıcıydı. Tabi bu albüm de Bob Rock’ın ellerinden geçti. Üzerinde tartışılan birçok parçadan sonra ikinci albüm “ReLoad” olarak 1997’de piyasaya çıktı. The Load turları, teknolojinin her nimetinden faydalanılmış kurgusuyla, çift sahnesiyle, insanları ruhen, bedenen kuşatmış ve asla unutulamayacak 2 saat olarak metal tarihine geçti. İnsanların Metallica için olan endişeleri bir anda uçup gitti. Albüm asla ‘Black’in başarısını yakalayamadı ve zaten iki albüm karşılaştırılmamalıydı da. ‘Load’ kendi doğruları içinde en iyisiydi..


1998 senesinde grup, eski işlerini tekrar ortaya dökme kararı alarak 11 parçalık bir cover albüm için tekrar stüdyoya girdi ve ortaya iki cdlik Garage Inc. çıktı. Albüm tam anlamıyla Metallica’nın başarısının tekrar gözler önüne serilmesi amaçlıydı. Grubun içindeki müzik ateşi hala yanıyordu ve bunu da 1999 yılında kantıladılar; grup San Francisco Senfoni Orkestrasıyla beraber çalacaktı.. Her ne kadar çalınacak parçalar henüz kararlaştırılmadıysa da bu albüm ‘Master Of Puppets’ gibi şarkılara daha senfonik, öncekinden daha güçlü bir hava kazandırdı. Düzenlemeler, kayıt aşaması, o, bu derken Metallica 1999 sonlarına doğru S&M adlı albümü piyasaya çıkardı...



2001 yılında ortaya çıkan bazı dedikodular sonunda Jason Newsted gruptan ayrıldı. Grup şunu farketti ki kişisel ve müzikal alandaki ilişkiler üzerine daha fazla çalışmak gerekiyordu ve sonuç olarak 2001 yılının ilk yarısını bunlar üzerine çalışarak geçirdiler. Grup The Presidio adı verilen eski bir kışlaya yerleşti ve bas gitarist bulmak için acele etmeme kararı aldı ve provalar sırasında bas gitarı prodüktör Bob Rock üstlendi..

2001’in ortasında James Hetfield rehabilitasyon ihtiyacı hissetti ve bir süre dinlenmek için kendi köşesine çekildi. Aylar boyunca Metallica üyeleri kendilerini ve grubu sorgulamak, değerlendirmek için bolca zaman buldular. Aradan geçen onca zaman sonunda grup tekrar toplandı ve birbirlerine olan saygının ve takdirin her zamankinden daha derin ve güçlü olduğunu farkettiler. Artık yeni albüm için çalışmanın zamanı gelmişti..

Grup, 2002 senesinde, yeni karargahında ‘St Anger’ albümü için hazırlıklara başladı. Başlayan bu erken çalışma, gruba geniş düşünce ve ifadelerinde kolaylık sağlarken hiçbiri ‘St Anger’ın bu kadar hırslı ve sert olabileceğini düşünmemişti. Bob Rock’ın her zamanki teşvik ve desteğiyle şarkı sözleri tüm grup elemanları tarafından yazıldı.

Metallica gururluydu, kendinden emindi, minnettardı, alçak gönüllüydü, açtı, sinirliydi ve mutluydu. Gergin? Tabi ki, ama bu iyi birşeydi, grubu yeni yerlere ve daha yaratıcı eserlere sevkediyordu.. En önemlisi grup zevk alıyordu..

2002 sonbaharında grup artık yeni bir bas gitarist edinmenin zamanının geldiğine karar verdi. Bir kaç birebir görüşme, kişisel başvurular ve benzeri işlerden sonra eski Suicidal Tendencies/Ozzy Osbourne/Infecious Grooves bas gitaristi Robert Trujillo Metallica’ya katıldı. Yedek olarak değil, kiralık olarak değil, işe alınmış bir bas gitarist olarak değil, gruptan biri olarak kabul edildi. Rahatlığı, mutluluğu, sıcaklığı, 15 senelik tecrübesi Robert’ı doğal bir seçim haline getirdi.

Siz bunları okurken "St Anger" bitmiş olacak, beklentiler, ulaşılan yerler, kazanılan başarılar her grubun elde edemeyeceği türden şeyler. Onlara bakın, dinlenmiyorlar. Lars, Kirk, Robert ve James çocuklar gibi heyecanlılar, bu adamlar akşam evde oturup birilerinin müzik yapmasını beklemiyor, bekleyemezler! Metallica; artık yeni bir boyuta ilk adımını atmış durumda…

Albümler

1983 - Kill 'Em All
1984 - Jump In The Fire
1984 - Ride The Lightning
1984 - Creeping Death
1986 - Master Of Puppets
1987 - Garage Days Re-Visited
1988 - And Justice For All
1991 - Black Album
1993 - Live Shit: Binge & Purge
1996 - Load
1997 - Reload
1998 - Garage Inc.
1999 - S&M
2003 - St. Anger

Duman

Duman hakkındaki düşünceleriniz nelerdir ?


Doksanlı yılların başında müzik yaşantısına başlayan grup elemanlarından vokalist Kaan Tangöze öğrenim görmek amacı ile gittiği Seattle'da müzik yaşamına devam etti ve Türkiye'de çıkarmak istediği albüm için parçalar hazırladı.Türkiye'deki grubu Mad Madame "(Kaan Tangöze, Ari Barokas ve Yakup Trana)" ile Seattle ve Los Angeles'da yayınlanan toplama albümlerde yer aldı. Türkiye'ye döndüğünde Blue Blues Band'ile beraber çalışan Batuhan Mutlugil'i de Ari Barokas ile beraber çaldıkları Mad Madame grubuna dahil ederek şimdiki grupları olan Duman'ı kurdular.

Duman 1999 yılında çıkan Eski Köprünün Altında isimli albümleri ile ilk çıkışlarını yaptılar ve kendilerince "kemik kitle" dedikleri hayran topluluğunu oluşturdular.Başta davulcu sorunları yaşıyan grupta sonradan taşlar yerine oturdu.İlk albümde gruba Alen Konakoğlu eşlik etti,ama 2. ve 3. albüm kayıtlarında grub Cengiz Baysal'la çalıştı.Ama Alen Konakoğlu sahne performanslarında grubla birlikte olmaya devam ediyor. Vokal ve gitarda Kaan Tangöze, gitar ve geri vokalde Batuhan Mutlugil, bas gitar ve geri vokalde Ari Barokas’tan oluşan Duman, büyük çıkış yaptığı albümü “Belki Alışman Lazım”ın ardından hayranlarını ve müzikseverleri uzun süredir bekletti. Dumanseverler grubun müthiş sahne performansını yansıtan “Konser” albümü ve yine NR1 Müzik tarafından 2004 yılı sonunda yayınlanan Türkiye’nin ilk müzik DVD’si “Bu Akşam” ile teselli bulmuşlardı.Ardından 2 yıllık bir aradan sonra 2005'in yaz aylarında "Seni Kendime Sakladım" adlı stüdyo albümlerini yayınladılar.

Mesaj: #1

Witchtrap

Witchtrap hakkındaki düşünceleriniz nelerdir ?

» Yaptığı Türler: Black Metal

» Kuruluş Tarihi: 1988,Ankara, Gitarist Katana tarafından kurulmuştur.

» Grup Elemanları:
Vokal: Tolgahan (Sadistic Spell)
Gitar: Ufuk
Gitar&Geri Vokal Katana
Bas Gitar: İhsan
Davul: Karateke (Satanic Verses ve Sadistic Spell)

Eski Elemanlar:
Vokal:Kuzu
Davul:Spider

Grup Witching Black albümünden kısa bir süre sonra dağılmıştır.Eski vokalistlerden Kuzu dahil bazı elemanların gruba geri dönmesiyle grup yoluna devam etme kararı almıştı ancak daha sonra tekrar dağılma durumuna gelmişlerdir.

Şebnem Ferah

Şebnem Ferah hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?


12 Nisan 1972 yılında Yalova'da doğdu. Kırmızı elbiseler giyerek mahallede şarkılar söyleyen Şebnem Ferah'ın müziğe olan ilgisi küçük yaşlarda başlamış. Şebnem'in müzikle tanışmasında ailesinin çok büyük rolü olmuş. İlk okulda enstrüman ve solfej dersleri almaya başlamış. Şebnem'in ailesinde hemen hemen herkes müzikle içiçe ve evin her köşesinde enstrüman olduğu için müzik konusunda bilgili ve hazır olarak atılmış piyasaya.

İlk okul yıllarında mandolin kursu alan Şebnem okul orkestrasında da solistlik yapmış ve bugüne dek hayatını müzikle bağdaştırmış. Liseyi Bursa Gemlik'te "Özel Namık Sözeri Lisesinde " yatılı bir öğrenci olarak okumuş ve bu dönemler Şebnem'in kendisini tanımasına , tek başına ayakta kalmasına yardımcı olmuş.

Şebnem'in okul orkestralarında başlayan bu serüveni daha sonra küçük topluluklarla devam etmiş. Lise zamanlarında " Pegasus " adlı grubuyla beraber çalışan ama kafasında bir kız grubu hayali olan Şebnem , 80'lerin ortasında Bursa'da açılan bir stüdyo sayesinde Sedat abisiyle tanışmış ve bu hayalini 1988 yılında kurduğu "Volvox" grubuyla gerçekleştirmiştir. Müzik uğruna " Odtü Ekonomi " Bölümünü 2. sınıftan terk etmiş ve daha sonra İstanbul'a gelince " İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili Ve Edebiyatı " bölümüne kaydolmuş.

1994 yılında " Volvox " grubunun dağılması sonucu Şebnem Ferah bireysel çalışmalarına başlamış. Rahmetli sanatçımız Onno Tunç ve Sezen Aksu'nun keşfi sonucu Underground ortamdan daha Ferah bir ortama kavuşmuş.

Daha sonra " 15 Kasım 1996 Cumartesi " günü " KADIN " adlı ilk solo albümünü çıkardı. İlk videosunu " Vazgeçtim Dünyadan " adlı parçasına çeken Şebnem , Rock müzik piyasasını yeni bir döneme soktu. Çıkışıyla büyük bir sansasyon yarattı. Gerek kaset satışları gerekse video klibiyle uzun süre listelerde bir numara olarak boy gösterdi. Daha sonraları " Yağmurlar " , " Bu Aşk Fazla Sana " ve " Fırtına " adlı şarkılarına klip çekti. İlk konserini " 04 Nisan 1997 " de " İzmir Ege Üniversitesi " nde verdi ve büyük bir kalabalığa yaklaşık 6000 kişiye unutulmayacak dakikalar yaşattı. İzmir'deki konserin ardından Türkiye'nin çeşitli yerlerinde konserlerine devam etti ve bu konserlerin yanı sıra düzenli bar programları da yaptı.

Tabii ki Şebnem`in yaşadığı çok büyük acılar da oldu. 1998 yılında Ablası Aycan Ferah`ı yitirdi. Üzüntülü bir dönemin ardından 2.5 yıllık bir aradan sonra " 24 Haziran 1999 Perşembe Günü " ikinci albümünün ilk klibi " Bugün " müzik kanallarında boy göstermeye başladı ve tarih " 30 Haziran 1999 Çarşamba " yı gösterdiği zaman " Artık Kısa Cümleler Kuruyorum " adlı ikinci albümünü yine sansasyonlu bir şekilde bizlere sundu. İlk albümünde olduğu gibi ikinci albümünde de İskender Paydaş ve Pentagram ekibiyle çalışan Şebnem yine herkesi üzerine yoğunlaştırdı. Çok samimi sözlerin üzerine sarılmış etkileyici melodiler yine hafızamıza kazınacak ve aklımızdan asla silinmeyeceklerdi. Albümün ikinci videosu " Artık Kısa Cümleler Kuruyorum " şarkısına geldi , klibin yönetmenliğini Hakan Yonat yaptı.

İkinci albümün ardından yine araya uzun bir stüdyo dönemi girdi. Bu arada acılar Şebnem`in peşini bırakmadı. 1999 yılında meydana gelen 17 Ağustos depreminde Babası Ali Ferah`ı yitirdi. Acılarını hafifletmek ve yeni şarkılar üretmek için müziğe daha da sıkı sarılmayı tercih etti. Böylece " 03 Ekim 2001 " tarihinde " Perdeler " adlı üçüncü albümü yayınlandı ve yine büyük beğeni topladı. Bu sefer ki albümde Şebnem , İskender Paydaş ve Pentagram üyeleriyle değil de sahnede birlikte çaldığı müzisyenlerle çalışmıştı. Bu albümden ilk video , albümle aynı adı taşıyan " Perdeler " şarkısına çekildi. Klip, Türkiye standartlarının çok dışında ve oldukça güzel görüntüler barındırıyordu. Bu klipten kısa bir süre sonra " Sigara " şarkısı da , renkli cam da boy göstermeye başladı.

"İki yıl aradan sonra , tarih " 12 Mayıs 2003 Pazartesi Günü " yeni albümünün ilk videosu " Ben Şarkımı Söylerken " müzik kanalarında dönmeye başladı. " 15 Mayıs 2003 Perşembe Günü " " Kelimeler Yetse " adlı muhteşem bir albümle Şebnem tekrar aramıza dönmüş oldu. İlk klibiyle kendinden oldukça söz ettirmeyi ve yine yeniden gündeme oturmayı başardı. Röportajlar , Tv programları derken kendini yoğun bir temponun içinde bulan Şebnem, bu yoğun temponun arasında albümünden 2 şarkıya daha video klip çekti.. Türkiye'nin bir çok şehrinde konserler verdi ve hala vermeye devam ediyor.."

Sessiz sedasız geçen bir yılın ardından, “5 Temmuz 2005 Salı günü” bu defa Tarkan Gözübüyük prodüktörlüğünde 5. albümü “Can Kırıkları”nı yayınlayarak yeniden piyasaya damgasını vuran Şebnem Ferah, ilk klibini de albümle aynı ismi taşıyan şarkısı “Can Kırıkları”na çekti. Son albümlerine oranla sert sounduyla dikkat çeken albümünün, 29 Temmuz 2005 günü Parkorman’da gerçekleşen gala konseriyle yeniden dinleyicilerine kavuşan Şebnem’in yeni albüm konserleri de bu sayede başlamış oldu. Çok geçmeden “Çakıl Taşları”na ikinci video klip geldi. Katıldığı programlarda birçok klip ve konser müjdesi veren Şebnem’in, konser maratonu halen devam etmekte...

Albümlerinin dışında da Şebnem Ferah'ı pek çok farklı çalışmada görmemiz mümkün. Kimi şarkıcıya geri vokalleriyle , kimisiyle düet yaparak onlara eşlik etmiştir. Bunun yanı sıra bir çok sanatçıyla beraber yardım konserleri vererek pek çok faaliyette bulunmuştur..
Geri vokal yaptığı sanatçılar ; Sezen Aksu , Sertab Erener , Levent Yüksel , Nilüfer , Demir Demirkan , Tüzmen , Yaşar Gaga , Ajda Pekkan , Özlem Tekin , Tarkan , Çelik , Teoman , Haluk Levent . Düet yaptığı sanatçılar ; Müzeyyen Senar (Sarı Kurdelem Sarı) , Polad Bülbüloğlu (Gel Ey Seher) , Kargo (Kalamış Parkı) , Teoman (iki yabancı).

Ayrıca Bülent Ortaçgil'e saygı albümünde bir Bülent Ortaçgil klasiği olan " Değirmenler " şarkısını da yorumlamıştır.

Bu çalışmaların dışında ; " Little Mermaid " (Küçük Denizkızı) adlı çizgi filmde seslendirme yapmış ve soundtrackinde bulunan " O Dünyada " isimli şarkıyı seslendirmiştir. Toprak Sergen Ve Aydan Şener'in Oynadığı bir filmde ise , söz ve müziği Demir Demirkan'a ait olan " Ay Işığında Saklıdır " adlı şarkıyı seslendirmiştir

Yorum (0) | | Kalıcı Bağlantı

nickler-sözler(kelimenin bittigi an)

Yorum (0) | | Kalıcı Bağlantı

rock prensesi

13/3/2008 | Kategori: rock

   

Yorum (0) | | Kalıcı Bağlantı

<Önceki Yazılar | Sonraki Yazılar>

Cursors